Çin ve Yangtze Nehri Gezisi
Değerli Nevatur Dostları,
Daha önce gerçekleştirdiğimiz ve Mayıs 2011′de de aynı ilan edilen ” Çin & Yangze Nehri” turumuza katılan müşterimiz Sn Güler Karakaş’ın Atlas Tatil dergisinde yayınlanan ÇİN YANGTZE “Uzun Nehir Kollarında” başlıklı yazısından alıntıdır.
ÇİN YANGTZE “UZUN NEHRİN KOLLARINDA”
“Nehir yılan gibi akar. Kollarında Köy… Bot, Dragon’un mağarasından uçar. Birkaç kulübe, bir dakika içinde geçer gider.” Çinli büyük şair Du Fu, Yangtze kollarındaki seyahatini bu cümlelerle anlatıyor. Dünyanın üçünçü, Çin’in ise en büyük nehri Yangtze 6,300 km’lik bedeninde eşsiz güzellikler taşıyor.
Tek bir seyahate çığmayacak kadar büyük bir üllke Çin. Bu yüzden belirli bir rota ve planla keşfetmek gerekiyor. Bu ülkede doğanın belirlediği rotalar bazen gezginlere de yol gösteriyor. Tıpkı, ülke içinde 6,300km boyunca döne kıvrıla akan Yangtze Nehri gibi. Çince anlamı “Büyük Nehir “ olan Yangtze, günümüzden 20 milyon yıl önceki tektonik hareketlerle oluşan, 4000 m.yükseklikteki Tibet Platosundan başlayıp Çin Denizine dökülen dev bir akarsu. Öyle ki Çin’in en uzun, Afrika’daki Nil ve Güney Amerika’daki Amazon Nehirlerinden sonra Dünyanın 3. büyük akan suyu.. Yukarı kısmı yüksek dağlar ve derin vadilerden geçerken orta ve aşağı kısımlarda bol yağışlı nemli iklimli verimli topraklar yaratır.
Yangtze üzerinde; 1951 yılında yeri belirlenen baraj projesi karınlarını dahi doyuramayan halk tarafından o zamanlar hayal olarak görülmüş. Proje uzun süre ertelenir ve 1994 yılında Panama Barajından sonra Dünyanın 2.büyüğü Üç Boğaz Hidroelektirik Barajı yapımına başlanır. Su tutulmasına 2003 te başlanan barajın 2009’da %90’I tamamlanmıştı. Yaklaşık 10 yıl sure içerisinde performansıyla çalıştığında Çin’in tüm elektrik ihtiyacının karşılanması hedefleniyor.
Nehrin 700’den fazla kolu üzerinde irili ufaklı başka barajlar da bulunuyor. Muson yağmurları sırasında nehir Üç Boğaz Hidroelektrik barajı civarında 175 m. seviyelerine kadar yükseliyor. Barajın yapımı nedeniyle kıyıdaki köyler boşaltılarak köylüler yukarılarda yapılan model şehirlere yerleştirildi. Nehrin iki yakasında yer alan bazı tapınaklar daha yüksek bölgelere taşındı. Bazıları ise köylerle birlikte hatta nehirdeki adacıklar dahil sulara gömüldü. Halen bölgede metropollere göç devam ediyor.
Yangtze’ye giriş Chongqing
Yangtze üzerinde gemilerle yapılan nehir gezileri kıyılardaki otantik yerleşim yerleri, tapınaklar, antik eserlerin baraj yapımı nedeniyle sular altında kalmadan önce görülebilmesi için başlatılmış. Birçok tur firmasının Nehir Gezileri Chongqing (Çoncin) şehirden başlayarak Yichang veya Shangai’da sonlanıyor.
Bizim de tura başladığımız liman Chongqing, Çin’in orta bölgesinde Yangtze ve Jialing Nehirlerinin birleşme noktasında dik kayalara dayanmış bir dağ şehri. Yangtze nehrinde sefer yapan bütün gemilerin kalkış ve varış limanı bu şehir; 33 milyonluk nüfusa ve 82,300 km2’lik alana sahip .
Japonların 1937 yılında Çin’e karşı başlattığı harekat Chongqing üzerinde 1939 yılında şiddetlenir. Öyle ki, Japon uçakları şehre yüzbinlerce bomba atar. Dağlık coğrafyaya sahip Chongqing halkı bombardımanı mağaralarda atlatmaya çalışsa da çoğu kişi havasızlıktan hayatını kaybeder. Kadın yazar Su-Ln’nin romanındaki “ sütten vazgeçtim, bir nebze oksijen olsaydı bebeğim kurtulacaktı” satırları o günlerin zorluğunu anlatır. Her şeye rağmen kimse şehri terketmez. Bombardımanın burada yoğunlaşmasının sebebi o zamanlar Chongqing’in başkent olmasıdır. Eskiden, 30 m.yükseklikteki sularla çevrili Chongqing’de bugün tarihi yapı neredeyse kalmamış. Büyük masraflarla yapılan belediye sarayı, şehrin en gösterişli binası. Ayrıca nehir üzerinde yapılan köprüler, apartmanların içinden geçen tren yolları, viadükler de mimarinin ne kadar geliştiğinin örnekleri. Çin’de elektriğin çok ucuz olması ve binaların dış ışıklandırma masraflarının devlet tarafından karşılanması şehrin geceleri rengarenk olmasının sırrı.
Çoğunluğu kadınların çalıştığı Pazar yerlerinde; filelerin altında satışı bekleyen iri kurbağalar, derisi sıyrılıp kilo ile satılan yılanlar, çekirgeler, çamura bulanarak satılan yumurtalar, çok çeşitli meyve sebzeler Çin kultürünün detaylarından sadece birkaç tanesi. Yolculuğa çıkmadan once Chongqing’de gezilecek yerlerin başında; Da Zu taş oymaları, Chao Tian Man Limanı, Chongqing Belediye Binası ve gece yüzlerce insanın dans ettiği meydanı, Antik Şehir, Şehir Müzesi, nesli tükenmekte olan Kızıl Panda ve Çin Kaplanı gibi koruma altına alınan hayvanların da bulunduğu hayvanat bahçesi geliyor.
Hayalet Şehir; Fengdu
Chongqing’den başlayan nehir gezisinin ikinci durağı, Hayalet Şehir olarak bilinen Fengdu… Ming Shan tepesinde bulunan Fengdu Tapınağı, Çin mimarisinin önemli eserlerinden biri. Yangtze üzerinde yapımı halen devam eden, dünyanın en büyük barajlarından Üç Boğaz’da su tutulmaya başlanınca, nehir kenarında yer alan birçok yerleşim ve tapınak sular altında kaldı. Fengdu Tapınağı yüksekte olduğundan, bu yıkımdan kurtuldu.
Yangztze’de deniz taşıtlarının yanaştığı yerleşim alanları genellikle yüksek kısımlarda olduğundan yukarıya çıkmak için taş merdivenler; daha gelişmiş yerleşim yerlerinde ise, üstleri muhafazalı yürüyen merdivenler görülüyor. Fengdu iskelesinden de ya basamaklarla ya da akülü araçlarla tapınağa tırmanılıyor. Girişte yan yana dizilmiş küçük dükkanlarda köylüler hediyelik eşyalar, meyveler, içecekler satıyor. Zengin bir bitki örtüsüyle kaplı yemyeşil tepede kurulmuş tapınağa ikişer kişilik teleferiklerle çıkılıyor. Yangtze üzerindeki gemiler, yukarıdan bakılınca sisler arasında yüzüyor gibi görünüyorlar. Fengdu kompleksinde pek çok tapınak binası, önlerinde sunaklar, tütsü ve mum yakılan alanlar, galeri bölümü, eşlerin el ele geçtiğinde öteki dünyada da birlikte olacaklarına inanılan Sırat Köprüsü, içinde işkenceleri konu alan figürler olan cehennem binası, seytan, hayalet, cehennem sorgucuları, Buda heykelleri gibi ayrıntılar bulunuyor. Tapınak binalarının tamamı orjinal; binalar arasındaki bağlantıyı sağlayan merdivenlerin iki tarafındaki hayvan emziren, vücutları ve başları çeşitli hayvan şeklinde, ayak kısımlarında göğüsleri olan, mitolojik ve ürkütücü birçok hayalet heykellerinin bir kısmı orjinalken bir kısmı yeni yapılmış. Kötü ruhların içeri girmemesi ve tüm olumsuzlukların dışında bırakılması için tapınakların girişindeki eşikler yüksek inşa edilmliş. Çin efsanesine göre burada şeytanlar yaşarmış. Öldükten sonra, insanların ruhlarının geldiği geçebilirlerse sonsuzluğa gittikleri, geçemedikleri takdirde işkence gördükleri yermiş Fengdu Tapınağı.
BÜYÜK NEHİRDE BİR GEMİ
Fengdu’dan ayrılan gemimiz Yangtze’nin iki kıyısında, ormanlarla ve sislerle kaplı tepeler arasında adeta süzülüyordu. Bu tepelerdeki büyülü sessizliği gemilerin silueti, tek tük yerleşim ve tapınakarın ihtişamlı görüntüsü tamamlıyordu. Nehirde gezi gemileri dışında çok çeşitli yük taşıyan tankerler de geçit yapıyor. Nehre dik sıralanmış dağlar arasından çok sık aralıklarla dere, çay ve ırmaklar Yangtze’ye kavuşuyor. Bu küçük kolların üzerinde inşa edilen çok gösterillşlli köprüler, nehir taşımacılılğının yanında, kara taşımacılığınının da önemli olduğunun bir kanıtı. Gemi limandan ayrılıp nehrin kollarına kendini bıraktığında, içerde de aktiviteler başlıyor. Çin sporlarından “tai chi” çeşitli boyama sanatları, gündüz hizmet veren gemi personelinin yöresel dans gösterileri ve masaj geminin eğlence olanaklarından sadece birkaçı. Gemideki yemeklerde ekmek yerine yağsız haşlanmış pirinç lapası sunuluyor. Duru bir su görünümünde fakat lezzetli cobra yemek sonunda geliyor. Başlangıçtan yemek sonuna kadar küçük porselen kaselerde yeşil çay içilmesi çin yemek kültürünü yansıtıyor.
ÜÇ BOĞAZLAR
Yengtze’de yüzen tur gemileri her limanda mola vermiyor. Biz de Wanzhou, Yunyang şehirlerinin yanından geçtikten sonra üç suyolunun açıldığı ve bir ücgene benzeyen Üç Boğazlar mevkiine demir attık. Yangtze Nehri üzerinde yer alan Baidicheng ile Nanjinguan Pass arasındaki 193 kilometrelik bölüm Üç Boğazlar olarak adlandırılıyor. Bu ismin nedeni bu suyolunun üzerinde bulunan Qutang, Wu ve Xiling bogazları.
Gemimiz ilk boğaz olan Qutang’a doğru ilerlemeye başladı. Qutang Boğazı’nın girişinde yer alan Baidicheng tarihi, kültürü ve eşsiz güzelliğiyle dünyanın en ünlü ve en güzel yerlerinden. Burası, stratejik konumu nedeniyle, 4 bin yıldır askeri saldırılara uğramış. Qutang Boğazı, 8 km uzunluğunda; girişinde Chi-jia ve Bai-Yan adlı iki dağ, muhteşem bir manzara yaratıyor. Boğazın iki kıyısı 250 metreye kadar birbirine yaklaşıyor. Qutang Boğazı, dünyanın harikalar diyarı; tepeleri taştan yazıtlar, iki milyon yıl once yaşamış fil fosillerinin bulunduğu müze Chi-jia binası ve diğer kültürel kalıntılar, eşsiz güzellikler. Ayrıca, kayalıkların tepesinde Pu insanlarına ait mezarlıklar bulunuyor. Pu insanlarının Batı Han Hanedanlığında ikibin yıllık bir tarihi geçmişleri bulunuyor.
Qutang’I geçtikten bir müddet sonra, dağların kitap şeklinde sıralandığı bir yerde ikinci boğaz Wu’ya ulaştık. Yangtze Nehri üzerindeki üç boğazdan ikincisi Wu; wusan ile Guandukou arasındaki 40 km’lik bölümü kapsıyor. Boğazın iki yanında, sivri tepeleriyle peşpeşe dizilmiş, nehre dik uzanan ve aralarından sular akan 12 yemyeşil sıralıdağ dünyaca ünlü. Iletişim araçlarının bulunmadığı eski zamanlarda, taşımacılıkta veya sosyal yaşamda, insanlar yer tayini için yol güzergahlarındaki dağlarda,
Tepelerde çeşitli şekillerin efsanevi hikayelerle süsleyerek önemli noktaları belirlenmiş. Bu boğazı içerisinde; balığa çıkıp yıllarca dönmeyen kocasını beklerken taş olmuş kadın figurine benzeyen kayalık ve tanrıça tepesi bunlara örnek. Wu boğazından sonra nehir Shen Nong koluna devam ediyor.
Wu ve Xiling boğazları arasındaki 60 km’lik bölüme Badong Toprakları deniyor. Iki tarafı dağlarla çevrili bölgede derin vadiler, 2700m’lik şelale, dik tepelerin üzerinde mezarlıklar, sarkıtlar, tahta yollar gibi bir çok güzellik birarada bulunuyor. Çinli büyük şair Du Fu, Tang hanedanlığı zamanında buraya gelmiş ve kısa gezintisi sırasında aşağıdaki dizeleri yazmış.
NEHİR YILAN GİBİ AKAR
KOLLARINDA KÖY
BOT, DRAGONUN MAĞARASINDAN UÇAR
BİRKAÇ KULÜBE, BİR DAKİKA İÇİNDE GEÇER GİDER.
5 kişinin kullandığı sallarla yemyeşil ıssız ve sakin sularda hızla süzülürken ben de şairle aynı duyguları paylaştım.
Shen Nong Irmağı kıyılarında yeralan köylerdeki yerel halkın bir bölümü sandallarıyla, taşımacılık ve turist turları yaparak geçimlerini sağlıyor. Bu sandalların ön ve arka bölümlerinde kürek çekenlerin yanısıra, bir de kaptan bulunuyor. Irmağın akış yönünün tersine doğru büyük bir performansla kürek çeken sandalcılar, kanyonun daralan ve dönemeçli kısımlarında daha dikkatli davranmak zorunda. Kıyıya yanaşıp sandalları bağlamak da ayrı bir güç gerektiriyor; sandalcılar genellikle kayalık olan kısımlarda, kayaları işleyerek yapılan doğal merdivenleri kullanarak sandalların iplerini bağlayabiliyor. Akşam üstü işleri biten sandalların peşpeşe ırmak boyunca dizilmeleri de apayrı bir güzellik yaratıyor.
Shen Nong kolundaki geçişin ardından 75 km uzunluğundaki 3.boğaz Xiling Gorge’a ulaşıyor. Zigui ile Nanjinguan Pass arasında uzanan bu boğaz tehlikeli girdapları ve selleri ile ünlü. Üç Boğazlar Barajının yörede, nehir seviyesindeki kot farkı nedeniyle, farklı derinliklerde demir kapılarla ayrılmış beş havuz yapılmış. Havuzlardaki sular sırayla boşaltılarak deniz taşıtlarının nehrin en aşağı seviyesine inmesi; düşük seviyeden gelişte ise sular yükseltilerek geçiş sağlanıyor. Bu devasa yapıyı daha iyi anlamak için barajın türbinlerinin ve çevresini gören Tanziling Tepesi’ndeki izleme noktalarına otobüsle gidiliyor. Üç Boğazlar Hidroelektrik Barajı ile Gezhouba Barajı arasında yer alan nehrin suları aynı seviyede kaldığından, baraj gölünün suları altına gömülmeyen orjinal etnik köyler ve tapınaklar görülebiliyor. Güzelliklerle dolu Xiling Boğazı’nın sonunda eski baraj olarak anılan Gezhou, Yichang şehri sınırlarında yer alıyor. Baraj 2 bin 561 metre uzunluğunda, 70 metre yüksekliğinde ve 14.1 milyar kilovat kapasiteye sahip. Nehir taşımacılığının yoğun olarak yapıldığı Yangtze’nin bu bölümünde kot farkı nedeniyle inşa edilen tek havuzlu kanalın suyu 68 metrelerden 44 metrelere kadar boşaltılarak geçiş sağlanıyor. Yangtze’nin Üç Boğazlar kısmını kapsayan bölümünün, en doğusundaki üçüncü bağaz Xiling’in doğu çıkışındaki Yichang şehri yolculuğun son durağı. Sincan ve Hubei eyaletlerinin stratejik geçitinde yer alan şehirde Üç Krallık dönemlerine ait tarihi yerler, kutsal emanetler, Gezhouba Barajı, Sanyou Mağarası gibi turistik yerler görülebilir.
Bu unutulmaz gezinin en ilginç anlarından biri de gemiden ayrılırken uygulanan taşıma sistemi. İncecik vücutlarıyla Çinli erkekler, omuzlarındaki sopaların iki tarafına asılı ipler arasına konulan altışar bavulu iskelenin çıkış merdivenlerinden hızla taşıyor, hatta yoğun trafik arasından büyük bir kıvraklıkla geçerek otobüs park yerine ulaşıyor. Sıcaktan dolayı erkekler gömleklerini kıvırarak göbeklerini açıyor. Kadınlı erkekli maskeli, formalı ve bisikletli çöpçüler, Batı tarzını yansıtan gençler, pencerelere asılı çamaşırlar, yanık teni sevmediklerinden renkli ve süslü şemsiyeler kullanan gneç kızlar, limanın günlük manzarasından akılda kalanlar. Tabii asıl unutulmayacak şey tüm gezi boyunca Yangtze’nin dingin ruhundan akılda kalan manzaralar.







